28.05.2008

İstanbul'un dili tutulsa !


Bir şehirin ağırlığını kaldırırken yere düşen yüzümün parçalarını bile yapıştırmaktan aciz olduğumu ağlamadan yazmadığım tek yazım olmamasına bağlıyorum.Çıkaramıyorum bana zor gelen sözcükleri en kökünden.

Hiçbirşehiringölgesigecesigündüzüyarını olamayan,bir zamanlar denizinin kokusuna bağlandığım şehrin çöpü kadar değersizim şimdi.O yüzden gördüğünde sırtını çevir.Bas üzerime.Büyük kalabalıkların ortasında küçük birinin kalbi kırılmış çok mu_? Değil elbet.
Saçlarımı kestirmeme engel ol.Silkele üzerimdeki durgunluğu.Koynunda uyut,yaslanacak bir omuzun varlığını hissettir.Beni bana anlat bir masal gibi.Beğenmediğin yerleri çıkar,sonu mutlu bitmeyecek mi nasılsa diyeyim.Demek isterdim.Yollarını saatlerce konuşmadan arşınladığım bu şehirde evimde altına girip ağlayabileceğim yorganı bile üzerimden çekiyorlar.Güneşten kızaran yanaklarımla sokak ortasına kendimi attığımda çözüm olarak kendimi çıkarıyorum içimden olmuyor.Seni eksiltiyorum,gönül söz dinlemiyor.Kime anlatmaya çalışsam derdimi,bakışmak yetmiyor.
Bu şehir bana dar.Bu ruh bana büyük.Bu kalp bana ağır geliyor.
stanbul benden büyük onunla başa çıkamam
Küçücük ellerimle seni geri alamam"
-Kibariye'nin sesinden dinle bu şarkıyı.Bak kendi evinde huzurla uyuyamadığın zaman nasıl hissettiriyor-

25.05.2008

susmak ve susamak gibiyiz biz seninle


Rapunzel'e duyduğum kıskançlıkla uzattığım saçlarımı kısa cümlelerimin ucuna ekledim.Eksilttiğime üzüldüğüm duygularıma dargın değildim.Hiç küsemedim zaten aklımdaki diğer ikinci seçeneklere.Yaşadıklarını hazetmeye hazır biri gibi durmaktan çok herşeyin farkında olan birinin dinginliği var üzerimde.Sanırım bunu tek başıma taşımaya çalışıyorum.Beyazı hep sevdim bir o kadar siyahı.Gri neyimize yetmiyor dememeyi öğreniyorken..
Gözlerimi kapatıyorum görmeyeyim görmediğini
Kulaklarım duymasın duymadığını,üzülmesin.
Aklımın boyu yetişmiyordu yüreğime.
Varsın susayım;susayasın ve Öyle gelesin bana su bulamamış gibi

24.05.2008

yeşile boyayın beni


Saçı uzun aklı kısa zamanların hatunu içinin kararan yanlarıyla mutlu olmasını öğreniyor..Yeşile boyayın beni.Işıltı katın gözlerime.Kitap okurken bir deniz kenarında güneşten kızaran biri olmak istiyorum.Sorgusuz sualsiz rüyalar görmek.Yatağımdaki deterjan kokusu ve pencere kenarında beni bekleyen bir cam güzeli var hala.Anladım ki güzel şeyler hiç değişmiyor..
Biriktirdiğim güzel vakitleri kumbaramdan çıkarıp harcama vaktidir şimdi..

14.05.2008

kısa'cık (!)


ünlem:bunca yıl nerelerdeydin_?

parantez:senin içindeydim,belki bundan göremedin.
şehrimi;yastıqımdaki izi;bi erkeğin ilk ayakkabısına bakmayı özlemişim..

11.05.2008

hala askh war mı_?



Güneşin doğuşunu izlediğim bu sabah ağır adımlarla tek başıma yürürken elele bi çift görüp daha önce farketmediğim bir şeyi farketmemle küllerimi süpürdüm.Tek bir zerrem kalmadı.Çelik kadar sağlam yüreğim.Islansa bile paslanmıyor her yağmurda.Korkma bana bu saatten sona hiç bir şey olmaz.


benim camdan kanatlarım war..


uçurumdan düşerim ardımda kimseyi bırakmadan gerekiyorsa..