28.04.2008

çıplak ayaklı yalnızlık


Sabah olup uyanınca silinip de gidiyorsun ya, tek başına


Zaten hiç benim olmadın ki


Kollarını iki yana açmış çıplak ayaklı bir yalnızlık taşıyorum.Tek başınalığın tarifiyle beyaz olan herşey siliyor gözümde,sormadan edemiyorum gri neyimize yetmiyor.Üstesinden gelemediğim duygularımın tuşlarına sertçe basıyorum.Çıkardığı seslerle anlatılan hikayenin sonuna gelirken birikenleri ayıkla.Soğuk bir sudan geçir.Sağnak bir yağmurda ıslanmayan insanlar gibiyim içimden geçmiyor hissettiklerim.Başka bir şehirde aynı zamanı paylaştığımı bildiğim herkesin içimde yarattığı kalabalıktan hoşnut değilim.Dün gece bir rüya gördüm.Uyanıp silindin ya.Anladım askhın benim yarattığım bi masaldan ibaret değiL.Davetsiz bir misafir olduğumu unutmadan,uzat elini.Kırılabilirim.Parmak uçlarınla dokun aşkıma.



Susma bir şey söyle biraz olsun yardım et

Gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başına


Susma sen sustun ya yanlızlık çöktü üstüme


Anladım bu rüya anladım bu son veda


Her gece hayalimde çiziyorum resmini,her halini


Fikrine sürgün sesine hasret


Sabah olup uyanınca silinip de gidiyorsun ya, tek başına


Zaten hiç benim olmadın ki


Ne kadar kırılsamda ah etmem hakkım yok buna


Hem zaten davetsiz bir misafirdim ben aşkımla


Ne bir aptalın gölgesi,ne bir sevda kölesiyim


Sadece hesapsız bir gönül bahçesi


Ama yinede insan soruyor kendine,


Bu yazık hikayenin neresindeyim? Yeter ki...

24.04.2008

pencere öLü çiçeği


Senin tenin sıcak; Benim içimde bir kedi

Yumdu gözlerini; İşte askh ! dedi

İçimdeki kedinin gözleri bağladığımı farkedemeyecek kadar bilincimi yitirmediğim bir zamanın adamıyla çarpıştığım anı bana geri vermeliler diye düşünmekten vazgeçseydim sevmezdim.Pencerenin dibinde unutulmuş mor bir pencere öLü çiçeği.Hava soğuk.Tenin sıcak olsa bile üşürüm içinde.Ruhuna dokundurmaktan hoşlanmayan birinde parmaklarımın gezindiğini hissettiriyorsam karşımdaki kadar korkuyorum.Yepyeni ol-a-mayacak hikayelerin cümlelerini kısaltırken ben,çaydanlıkta kaynarken ekşimeye yüz tutmuş bir bardak çay var elinde.Çayı sevmezsin, ben kısaltmaları.

"Kalbine zorla öğretemezsin.Yabancı sana o iki kelime."

Söylenmemiş düşüncenin günahı olmaz bazen.düş-ü-nceni bırak bir kereliğine..



-Siyahı kendine yakıştıramayacak kadar umudunu saklayamayan dört mevsimlik bir kadındım seni tanımadan önce-

20.04.2008

Evvelim Sen Oldun Ahirim Sensin


İçimin ürperdiğini hissediyorum usul usul kendimi dinleyince.Çekip gitsem aklım hayatta kalcak gibi bir düşünüşe düşkün bir zamane çocuğuyken gözümdeki bakışınla kalbimdekini tartınca şaşırmıyorum.Kalbim daha ağır çeker benim üstelik ıslatmaya da gerek yokh azcık askh serpin yeter.Evvelini bildiğim duygularımın suratıma attığı tokatla kırgın kalamam içime.Kırmadığım gönüllerde tutunup kalan bir tutam sevgi olayım,yeter.İlelebet benim olan sevdaya açtığım kucağı başka bir diyara sunmadım.Ahirim de tek renk olsun istedim.Döktüğüm gözyaşının tuzu yakar içimi.Varsın arınmasın,sevda benim değil mi_?
yaraya basarım tuzumu da kendim.



Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Sözüm yok şu benden kırıldığına
İdip başka dala sarıldığıma
Gönülüm inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Garibim can yıkıp gönül kırmadım
Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
Daha bir gönüle ikrar vermedim
Batınım sen oldun zahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin