28.07.2008

yeter


Geceleri uyuyabilmek için ya tüm gün bedenen ve ruhen kendimi yormuş olmam gerekiyor ya da düşünmeksizin saatlerce film izlerken takatimin kalmamış olması.Hasta olmama rağmen beynimi saran düşünceler peşimi bırakmıyor.Üstlerine nane limon döksem de fayda vermiyor,biliyorum.Hayatı tersten asılmış bir çamaşır gibi sıcak havada üşütmeyi başarıyor,hastayken dinlenmek yerine inadına yoruyorum bünyemi.Çizdiğim yerleri silmek zoruma giderken,çizmem gerekenleri çizemiyorum.Sanırım çok çizgili bir yaşam tarzına alışmalıyım.Alışkanlıklar,evet.Onları nane limon gibi sevemedim.İstanbul'a alışamadım hala,balık ekmek yemeyi özlediğimi farketmek dışında özlediğim diğer şeyleri de anımsayamadım.Ve hafızamı yitirmiş gibi biri en baştan neleri sevip sevmediğimi keşfetmekle başlıyorum işe.

Yol uzun.Yolcu tükenişte..



Bir zamanlar ben de birilerinin kalbini güldürebiliyordum.Ama şimdi yapamıyorum.


...

24.07.2008

"yüzünü dökme küçük kız"


Yüzünü dökme küçük kız

Bırak üzülmeyi

Bir tek sen misin bir düşün

Unutan sevilmeyi

Her siyahın bir beyazı

Gecelerin gündüzü de vardır

Yüzünü dökme küçük kız

Kızma onlara

Yalnız sen misin bir düşün

Zincir oranda buranda

Her tutsağın bir kaçışı

Uykunun uyanışı da vardır

Yüzünü dökme küçük kız

Yaşamın anlamını bul

Sonra dinle kendini

Yolunu bil

Her siyahın bir beyazı

Gecelerin gündüzü de vardır

Dökülen ıslak kirpiklerim tutunurken hayata,inancımı almamasını istiyorum sadece Tanrı'dan!

21.07.2008

ıslak gözleri mavinin


"ince
lik
ler
yüz
ün
den"

17.07.2008

"Her zerrem sen de çarpıyor"


"Her yerim kördüğüm dolaşık

İpin ucunu bul çözeyim "

Bazen kaybolmaya meyilli bir yap-boz parçasından ibaret olduğumu düşünürken ayrıntılara takılı kalıyor bütün elimden kaçıyor ya,bunu farkettiğim anlardan hoşnutsuzum."Sükunetim deliliğimden"diyor en sevdiğim kadın seslerinden biri.Uzun süre çalmayan bir telefon kadar işlevsiz hissettim oluyor kendimi.Vücudumdaki su oranının azalması gibi kafamın içindeki düşüncelerin artması aynı etkinin sonucunu doğurursa bayılmam kaçınılmaz görünüyor.Deliliğim biriktiyor kendini.Bir taraf sırtını dönerken diğeri kolundan tutup çevirmeli.Öyle olmasaydı şayet, ne tartacaktı aşkın terazisi_?

Kördüğüm olmuş zerrelerimin birleştirilemeyen parçalarını toplasam güneşe sersen

Sükünetimle üstünü örttüğüm düşüncelerimin bazısına sırtımı dönmüşken bazılarına içerlesem

Bile.Değiştiremediğim yanlarımla sev beni.

"koyu kırmızı" !


Küstürülmeye çalışıldığım zamanlara inat insanlara kırılırım ben ama yine de kalemimi kırmam.

İşte o yüzden aklımdan,yüreğimden geçeni yazabilecek cesaretim var benim,tıpkı sevince o insanın karşına geçip söylemek gibi bir huyum.Yazdıklarım bir kişiye yönelik veyahut değil,ne önemi var_? Kendi rengini saklamadan,kendi görüntüsünden kaçmayan kaç kişi kaldı ruhunu bu dünyaya bırakan.Diyelim ki sadece bir kişiye_? Ne mutlu ona.Yazabileceğim ve ona yazabilecek biri var demektir.Şeffaf olan bir ruhu elleri kirli olan ellemesin.Zira parmak izlerinin iade edildiğini görmek kişiyi incitebilir.

Senelerdir insanlığımı taçlandırmakla uğraşıp geldiğim bu noktada benliğimden vazgeçecek değilim.Ne sevmekten ne de cümlelerimin içini aşkla doldurmaktan utanacak biriyim.

İyi ki yazıyorum.Yazdıkça nefes alıyor,ben aşık oldukça çoğalıyorum.

16.07.2008

Bu gün yağmur var İstanbul'da


Gökyüzü ağlarken çıkardığı o ses yüzünden ona kırılmaktansa korkmayı tercih ediyorum.Evet,gökgürültüsü bana göre değil gibi.Birkaç gündür sabahlara kadar film izliyorum yokluğunda.Kendimi mutsuz hissettiğimde çikolata yemeye sığınmayı bıraktım,bonibon almayı da.Biraz kilo aldım sanki sen görmeyeli.Çayı hala iki şekerli içiyorum.Vücudumdan yükselen ateşle içimdeki üşüme hissi birbiriyle orantısız ya bazen,şaşma.

Ateşim var bu gün.

Durgun bakışlarım.

Korkuyorum bu gün.Koynunda uyumak isterdim tüm gün ve korktuğumda sarılmak için kolumu sol omzuna atıp boynuna işleyen kokunu koklamak.Yapamıyorum.

İstanbul'da yağmur var bu gün.

Yaşamak için nefes almaya lüzum yok,artık biliyorum.

14.07.2008

"Sensiz Olmaz"


İki farklı tenin birbirine dokunduğunda aynı sıcaklığı hissetmesi gibi olağandı bu şarkıyı dinlediğimde aklıma gelmen.Kulağıma "Sensiz Olmaz,Ahh Olmaz" deseydin ve ben de yüzümde beliren gülümsemeye engel olamasaydım ne hoş olurdu,değil mi_? Böyle dinlediğinde sana beni anımsatan şarkılar var mıdır acaba_? Arayıp aramamak için tereddüt ettiren duyguların.Akustik şarkılar gibi,birbirine geçmiş bacaklar gibi,aynı sıcaklığı hissediyor;aynı gündüzün çocukları gibi sevdiğimi söylemek isterdim hayatı ve içimdeki seni.Al bu şarkı senin,bu küllenmemiş anılar benim olsun.Olmaz mı_? Sensiz Olmuyor..Bir şarkı söle bana.O söylediğin şarkı gibi aklına beni yaz..Sensiz Olmaz..Olmaz..

12.07.2008

mavi-siyah


Küçücük bir bedene iki kişiyi sığdırmış birinin sabah ezanından sonra odasında çalan hafif bir şarkıyla bacaklarını kıvırarak karnına doğru çekip cenin durumunda içindekini özlediğini hissettiği bir anda yalnızlığına döktüğü yaşla şuan beni rüyasında görüyor mudur diye düşünüyorsa o insandan korkma.

11.07.2008

"belki hemen belki bugünlerde"

"Seni yolcu ediyorum hayata... "

Bir yerlerde böyle cümleler kurabilen kişilerin hala varolduğunu düşünmek,kaybolan inancımı tazeleyecek diye korkuyorum.Zira ben yanlış cümlelerin noktalama işaretleri gibiyimdir.Tutunmaya çabaladıkça eğriti duran.

Ve Can kırıklarıma uzaktan bakınca farkettim

"Unutulmayı ben de istemezdim.."

6.07.2008

"yol arkadaşım"


Bu nasıl bir şey biliyor musun_? "Hayatındaki biri "benimle otobüs yolculuğuna var mısın_? Nereye gideceğimizi sadece ben biliyorum ama" derse ve sende gözün kapalı elinden tutup nereye diye sormayarak o otobüse binecek kudreti kendinde bulabiliyorsan aşıksın.Yaşamın boyunca kaç kişi seninle bu yolculuğa çıkabilecek kadar güven verir sana.İşte bu yüzden hayatımızın yol arkadaşını bulduğumuzda farkındalığını hissettirmeli ona,hayat kısaysa.
Kelebek bir ömür.Cesur bir kişi.Değerli olduğunu bilen diğeri.
Seçim senin..
Peki "yol arkadaşım", sen nerdesin_?