1.10.2009

dar ağacı


Yorgun bir nabız benimkisi.

Çarptığı yeri bilse de savrulduğu rüzgara söz geçiremiyor kalbim.

Küflenmeye yüz tutacak nefretim aşkla sürtünüyor.Aşındırıyor içimdeki zaman beni.

Çok rüzgar gören bir dal nasıl üşümeyi öğrenmişse ben de öğrendim senin ayazını.

Gözlerin hangi ışıkta parlar bilirim.Hangi karanlık korkutur seni.

Ve geriye dönüşsüz zamanların eşiğindeyiz şimdi.

Adımlarını önceden bildiğimden mi alabildiğine ilerleyişim.

Sanki önümde dursan.

Sanki kolumdan tutup sarssan durduramayacakmışsın gibi.

Kendimi çıkarıp seni içime almışım severken.

Aslında bu bir kendinden vazgeçiş hikayesiydi.

Siyah bir yolculuk benimkisi.

İki kişi başladık tek başına devam ediyor.

Çok özlemiş olsam bile özleminin susuzluğuna alıştırıyorum kendimi.

Vakit, kuraklık vaktidir şimdi.

.

.

.

.

.

Hiç yorum yok: