28.08.2009

Şehirler ve Kadınlar

Tanrı’ya düşleyebileceğim kadar ümit ,bir erkek yazar kadar yazabilme cesareti vermesi için dua ediyorum.


Bir erkek yazarın satırlarındaki kadın olmak yerine onun kadar cesur yazabilmek benim için yeterliydi.Dünyası yürüyebileceği kaldırımlarla,yüzebileceği denizlerle ve sevebileceği insanlarla sınırlı olan hayalleri geniş birisi için.Küçücük bir şehir oldum hayallerimin birinde.Bana geldiğinde adımı anarken zihninde beliren anaç bir kadın sülieti.Hani tüm günahlarından benim yanımda arındığını hissettiğin sorumsuz bir huzur.Hoş geldin.

Küçücük bir şehirdim sen yürüyebileceğin kaldırımlarımda ayaklarını sürüdün.Denizimden aldığın bir avuç suyla yüzünü yıkadın.Bir martı gönderdim sana attığın simidi yemesi için.Sevebileceğin insanlardan fazlası vardı yaşamında.Ellerinde gök güzü.Savur hepsini havaya.İçinden yalnızca adımı tut.Daha önce sevdiğin şehirler gibi değildi sevdiğin kadınlar.Mutluluk getirmiyordu iz bırakmaları.Yoktu çünkü rengi mutluluğun.Bir şehrinde adını duyduğunda yüzünü gülümseten kadınları vardır rengi değil.Ben o küçücük şehirdim.Adım içinde yankılandı gelişinde.Duymak için geç kaldın.Vapur kalktı..

Ellerimde gök güzü.Ne geriye döndürürdü geç kalınmış bir zamanı..

Sevdiğin şehir miydi yoksa o kadın mıydı??

Hiç yorum yok: