13.09.2007

kahverenginin içinde yeşil..senin içinde ben..


-kelimelerimin birbirine değince çıkardığı sesi seviorum-
gözbebeklerim büyüyor..
masal yeniden canlanıyor..
yokluğunda kahverengiye yeşil kattım..
yine de sensiz olmuyor..

9 yorum:

merdümgiriz dedi ki...

yazı yazarken sıkılıyor musun? çok kısa tuttuğunu düşünüyorum yazdıklarını. daha çok yazılacak, devamı gelcek hissi veriyor.

burcyni dedi ki...

merdümgiriz..

sıkılmıyorum belki sorun da bu:) ellerimle yıkıp tekrar duvarlarını örmeye çalıştığım blogum da uzun uzun yazardım önceleri.bazıları sıkıcı buldu bazılarına yapmacık geldi saçlarımı savurduğumu sölemem bile.yıldırmadı hiç bir şey beni.sona bi gün az sözle daha etkili nası yazabilirimin merakıyla böle yazmaya başladım..seviyorum ama arada dediğin gibi uzun yazılar yazmalı..

ilgine ve eleştirine çok teşekkürler..

bi de yazmaktan usanabilecek en son kişiyim:) ve bu halime bayılan biriyim..:)))

Gerusalemme dedi ki...

bence iki tarz da güzel...

ama uzun yazılar okumak insanları sıkabilir...

ama sıkılmayanlar da var unutma...

burcyni dedi ki...

gerusalemme..

uzun bi yazı yazma vakti gelmiş:)

teşekkürler..

Adsız dedi ki...

Ben de uzun yazılar yazardım hep... hayatta hiçbir zaman kısa kesemedim hiçbir şeyi...
Şimdi ise,yazacak bir şey yok,biriken çok şey varken... Bir kördüğüm olmuş yaşanılanlar zira çözülüp de yazılamıyor bile...Hapsolmuş duygular daha ne kadar dökülmemek için direnecek...bunu bile bilmek istemiyorum belki de...

-blogunu takip eden şahıs-

burcyni dedi ki...

blogumu takip eden şahıs..

"hayatta hiçbir zaman kısa kesemedim hiçbir şeyi" bazen kısa tutmayı da bilmek gerekio galiba.insanlar sıkıcı bulmasın die değil kısa yazmam çünkü ben önce kendime yazıorum aslında.daha sona kendi beğenmeyeceğim hiç bi satırı virgülü koymuor yazıları defalarca okuorum.bi yerden başlamak gerek yazmaya.

ben yazmadan nefes alamıorum.bunu farkettiğimden beri yazıorum.yerinde olsam yeniden başlardım galiba yazmaya..

-ben hayatta hep sonuna kadar gittim yarım bırakılan işleri de vazgeçmeyi kabullenmeyi de ben sevmem-

kirmizi dedi ki...

bi şey söyleyebilir miyim?

ben de uzun yazıodum ilk başlarda sonra kısa yazmaya başladım. düşündüm ki kısa bi düşünceyi, duygu, olguyu anlatmak daha zor ve daha çok iş istio. gittikce kısaldı. ara ara uzun yazmak geliyor içimden. özellikle merdümgiriz seni okudukca imreniyorum, diyorum bu sefer uzun yazacam ama o düşünce bile kısa geliyor. umudum var bi gün uzun yazıcam

burcyni dedi ki...

kırmızı..

merdümgiriz'i okuyunca ben de imreniyorum:) uzun yazmayı özlemişim..arada yazmam gerekiyor biliyorum..

sen de kendini uzun cümlelere teslim et..güzel olabilir diorum

etki alanı dedi ki...

Güzel bir blog.sık sık uğrayacağım.
Tütü