17.12.2007

Uzak


İçimde doğmayı bekleyen bir büyük kızgınlığın dışarıya çıkmasıyla dilimdeki kilidin kırılma anına denk gelir derin uykudan uyanışım.Dinlenmeyi bekleyen cümlelerim var hayatımda yıkanmış sandığım ruh kirlileri.Düştüğümde kaldırmalarını beklediğim halde bana atılan tekmelerin iziyle yaşayan bir bedenim. Kurumayan saçlarımı tarayamayacak kadar kırık kolum kanadım.Ve ruhum sakat.Yardım etme bana.Düştüysem kalkabilirim.Sakın dokunma.

Geceleri yatağa yattığımda en son huzurla uyuduğum bir zamanı hatırlayamıyorum.Saçlarımı okşa anne.Koynunda yatır beni.Senin kokunla huzur bulmak istiyorum.Sessizliğimi bile bana bırakmıyorlar.Kızgın sular döküyorlar üstüme.Nefes alsam bir an bir daha gözümü açamayacak kadar takatsiz hissediyorum kendimi.İçim sızlıyor pencere açık kalmış gibi.Aklımı yitirirsem beni sen hatırla yeter.Bir şeyim yok, sadece hafızamı yitiriyorum galiba.

Bataklığımda kurutulmamış yarım kalan sevinçlerimden kırpıntılar bile yok kuşlara atabileceğim.Beni kendinden sakın.Sırtımda taşıdığım yükün üstünde bir tuğla da sen bırakma artık yeter.Çok zayıfladım sen görmeyeli.Ayaklarım taşımıyor vücudumun hafifliğinden bulutların üstündeyim sanki.Saçlarını taradım annemin.Çoraplarını geçirdim ayağına.Karşılıklı ağlamıştık sen beni dinlemiştin ben orda değildim aslında.Annem..buz gibi havada yüzümden çıkan ateşimi ölçmek için alnımdan öpsene.Görüyorsun tükendiğimi.Telefonlarım kapalı günlerdir.Her çalışında yüreğim ağzımda yaşamaktansa böylesi daha iyi.Çokca ihtiyacım var sarılmana.

Kelimelerimin her biri kendi yolunu çizecek kadar dağınıkken kimse içimden geçenleri bilemez.Söyleyeyim birilerine kimseye acımı yaşatmayı düşünebilecek kadar bencil biri olamadığımdan ölmedim daha.İnsanlar hatalarını anlayıp kendilerini affettirmeye çalışacaklarına zamanı ileriye sarmakla kolay olanı seçiyorlar.Yaşadıklarını unutmayı.Oysa ben bilirdim içimdeki bıçak izlerinin kapanmayacağını.

Gözyaşlarımı görüp de üzülme ananem.Dünya bu kadar kötü değildi değil mi ben bu kadar çaresiz.Avucumda yanaklarını okşadığım son günün sıcaklığı.Yıkanırken ki mis gibi kokuşun.Seni son kez beyazlar için öpüşüm.Yoruldum galiba.Annanem..özledim çok..hem ben bursa’dan bayramda senin için gelicektim.geç kaldım kusuruma bakma.Çocukluğumdaki gibi sırtına saklansam..Duramıyorum ayakta..Beni de yanına alsana..

Hiç yorum yok: