3.08.2008

çocukken ben..


Çocukken ben elmayı ısırarak yemeyi severdim,ateşe dokunarak yanılacağını öğrenmeyi.Tadını aldığım güzel şeyleri lezzetinden kendimi mahrum bırakmayan herkes kadar sarılıyordum dünyevi zevklerime.Ne bir eksiği ne de bir fazlası kadar marur.Tamamlamayı istediğim her yolun çıkılmaz bir noktasıyla karşılaştığımda zorlaşan anlarımla büyüyen.Heyecanla seyrettiğim bir filmin yarıda kalması gibi alıştım hayal kırıklarımın alınmadan durmasına.Bana yakıştıklarını bile söyleyebilecek kadar benimsemiş olabilirim.Elmayla armutu biraraya toplayan bu zihniyet,kolundan tutup götürülmeliyse..
Döndüğümde yitirdiklerimi yeniden kazanmış ya da kazandıklarımı kaybetmiş.Belki daha farklı.Belki tazelenmiş bir çay gibi.Kimbilir_?
Bu sefer habersiz bir gidiş..

2.08.2008

bu sefer "sessiz"

bu sefer kötü.

bu sefer fena.

bu sefer yalnız.

ve bu sefer

cok üzgünüm.


nedenini bilemezsin...

1.08.2008

"bir gece"

Beraber geçirilen her gecenin sabahında bana sarılmış bir şekilde uyanmadın.Ve bunu sadece ben farkettim.

***

Sığamadım bu kez.Sığınamadım tanıdığım bir şehre.

***

Doyasıya ağladım sessizce bir bankta.
Sırtı dönük;herşeye küsgün bir haldeyim

28.07.2008

yeter


Geceleri uyuyabilmek için ya tüm gün bedenen ve ruhen kendimi yormuş olmam gerekiyor ya da düşünmeksizin saatlerce film izlerken takatimin kalmamış olması.Hasta olmama rağmen beynimi saran düşünceler peşimi bırakmıyor.Üstlerine nane limon döksem de fayda vermiyor,biliyorum.Hayatı tersten asılmış bir çamaşır gibi sıcak havada üşütmeyi başarıyor,hastayken dinlenmek yerine inadına yoruyorum bünyemi.Çizdiğim yerleri silmek zoruma giderken,çizmem gerekenleri çizemiyorum.Sanırım çok çizgili bir yaşam tarzına alışmalıyım.Alışkanlıklar,evet.Onları nane limon gibi sevemedim.İstanbul'a alışamadım hala,balık ekmek yemeyi özlediğimi farketmek dışında özlediğim diğer şeyleri de anımsayamadım.Ve hafızamı yitirmiş gibi biri en baştan neleri sevip sevmediğimi keşfetmekle başlıyorum işe.

Yol uzun.Yolcu tükenişte..


Bir zamanlar ben de birilerinin kalbini güldürebiliyordum.Ama şimdi yapamıyorum.

...

17.07.2008

"Her zerrem sen de çarpıyor"


"Her yerim kördüğüm dolaşık
İpin ucunu bul çözeyim "

Bazen kaybolmaya meyilli bir yap-boz parçasından ibaret olduğumu düşünürken ayrıntılara takılı kalıyor bütün elimden kaçıyor ya,bunu farkettiğim anlardan hoşnutsuzum."Sükunetim deliliğimden"diyor en sevdiğim kadın seslerinden biri.Uzun süre çalmayan bir telefon kadar işlevsiz hissettim oluyor kendimi.Vücudumdaki su oranının azalması gibi kafamın içindeki düşüncelerin artması aynı etkinin sonucunu doğurursa bayılmam kaçınılmaz görünüyor.Deliliğim biriktiyor kendini.Bir taraf sırtını dönerken diğeri kolundan tutup çevirmeli.Öyle olmasaydı şayet, ne tartacaktı aşkın terazisi_?
Kördüğüm olmuş zerrelerimin birleştirilemeyen parçalarını toplasam güneşe sersen
Sükünetimle üstünü örttüğüm düşüncelerimin bazısına sırtımı dönmüşken bazılarına içerlesem
Bile.Değiştiremediğim yanlarımla sev beni.

"koyu kırmızı" !



Küstürülmeye çalışıldığım zamanlara inat insanlara kırılırım ben ama yine de kalemimi kırmam.
İşte o yüzden aklımdan,yüreğimden geçeni yazabilecek cesaretim var benim,tıpkı sevince o insanın karşına geçip söylemek gibi bir huyum.Yazdıklarım bir kişiye yönelik veyahut değil,ne önemi var_? Kendi rengini saklamadan,kendi görüntüsünden kaçmayan kaç kişi kaldı ruhunu bu dünyaya bırakan.Diyelim ki sadece bir kişiye_? Ne mutlu ona.Yazabileceğim ve ona yazabilecek biri var demektir.Şeffaf olan bir ruhu elleri kirli olan ellemesin.Zira parmak izlerinin iade edildiğini görmek kişiyi incitebilir.
Senelerdir insanlığımı taçlandırmakla uğraşıp geldiğim bu noktada benliğimden vazgeçecek değilim.Ne sevmekten ne de cümlelerimin içini aşkla doldurmaktan utanacak biriyim.
İyi ki yazıyorum.Yazdıkça nefes alıyor,ben aşık oldukça çoğalıyorum.

16.07.2008

Bu gün yağmur var İstanbul'da



Gökyüzü ağlarken çıkardığı o ses yüzünden ona kırılmaktansa korkmayı tercih ediyorum.Evet,gökgürültüsü bana göre değil gibi.Birkaç gündür sabahlara kadar film izliyorum yokluğunda.Kendimi mutsuz hissettiğimde çikolata yemeye sığınmayı bıraktım,bonibon almayı da.Biraz kilo aldım sanki sen görmeyeli.Çayı hala iki şekerli içiyorum.Vücudumdan yükselen ateşle içimdeki üşüme hissi birbiriyle orantısız ya bazen,şaşma.
Ateşim var bu gün.
Durgun bakışlarım.
Korkuyorum bu gün.Koynunda uyumak isterdim tüm gün ve korktuğumda sarılmak için kolumu sol omzuna atıp boynuna işleyen kokunu koklamak.Yapamıyorum.
İstanbul'da yağmur var bu gün.
Yaşamak için nefes almaya lüzum yok,artık biliyorum.

14.07.2008

"Sensiz Olmaz"


İki farklı tenin birbirine dokunduğunda aynı sıcaklığı hissetmesi gibi olağandı bu şarkıyı dinlediğimde aklıma gelmen.Kulağıma "Sensiz Olmaz,Ahh Olmaz" deseydin ve ben de yüzümde beliren gülümsemeye engel olamasaydım ne hoş olurdu,değil mi_? Böyle dinlediğinde sana beni anımsatan şarkılar var mıdır acaba_? Arayıp aramamak için tereddüt ettiren duyguların.Akustik şarkılar gibi,birbirine geçmiş bacaklar gibi,aynı sıcaklığı hissediyor;aynı gündüzün çocukları gibi sevdiğimi söylemek isterdim hayatı ve içimdeki seni.Al bu şarkı senin,bu küllenmemiş anılar benim olsun.Olmaz mı_? Sensiz Olmuyor..Bir şarkı söle bana.O söylediğin şarkı gibi aklına beni yaz..Sensiz Olmaz..Olmaz..

12.07.2008

mavi-siyah


Küçücük bir bedene iki kişiyi sığdırmış birinin sabah ezanından sonra odasında çalan hafif bir şarkıyla bacaklarını kıvırarak karnına doğru çekip cenin durumunda içindekini özlediğini hissettiği bir anda yalnızlığına döktüğü yaşla şuan beni rüyasında görüyor mudur diye düşünüyorsa o insandan korkma.

11.07.2008

"belki hemen belki bugünlerde"

"Seni yolcu ediyorum hayata... "

Bir yerlerde böyle cümleler kurabilen kişilerin hala varolduğunu düşünmek,kaybolan inancımı tazeleyecek diye korkuyorum.Zira ben yanlış cümlelerin noktalama işaretleri gibiyimdir.Tutunmaya çabaladıkça eğriti duran.

Ve Can kırıklarıma uzaktan bakınca farkettim

"Unutulmayı ben de istemezdim.."

6.07.2008

"yol arkadaşım"


Bu nasıl bir şey biliyor musun_? "Hayatındaki biri "benimle otobüs yolculuğuna var mısın_? Nereye gideceğimizi sadece ben biliyorum ama" derse ve sende gözün kapalı elinden tutup nereye diye sormayarak o otobüse binecek kudreti kendinde bulabiliyorsan aşıksın.Yaşamın boyunca kaç kişi seninle bu yolculuğa çıkabilecek kadar güven verir sana.İşte bu yüzden hayatımızın yol arkadaşını bulduğumuzda farkındalığını hissettirmeli ona,hayat kısaysa.
Kelebek bir ömür.Cesur bir kişi.Değerli olduğunu bilen diğeri.
Seçim senin..
Peki "yol arkadaşım", sen nerdesin_?

24.06.2008

weda



-aynı iklimin çocuklarıyız biz.kendine iyi bakh.benim yalnız tarafım üşüyo.sen de üşütme.mutlu ol;düşünerek seni de var ettiğim bir günde!-

Yüzüm göğsünde ve bakışını benden kaçıyorken;Yaslanabileceğim bana ait bir kalp olmadan içimdeki senle gitmeden önce hani gözyaşın yanaklarından süzülür.Hani gittiğin onca istasyon insanı arasından seni karşılamaya ya da uğurlamaya giden birini gördüğünde ellerini havaya olağan gücünle kaldırarak el sallamaya çalışırsın.Hani son kez bir umudun olur.Hep son anda gelicekmiş gibi bir ihtimal.Şehir kolundan tutsun diye beklersin...Sevdiğin adam gitmene izin vermesin,sadece kulağına usulca "Kal" desin..Söyleyecek çok sözün varken beyaz bir veda anında gözlerinden düşecek tek damlayı hatırlayacaktır bilirsin..Ne bir el olacak sana "Git-me" diyen istasyonda,ne de unutulmayacaksın.Gitmek öyle zor.İyi bir yol arkadaşı olduğum kadar iyi bir insan olsaydım keşke..Ama değilim..
Parmak uçlarını hiç unutmayacağım..

10.06.2008

yüksek topuklar


Keşke büyüdükçe eksilen duyguların yerine yenileri gelse.Eskimiş ayakkabılarımın yerine aldığım yüksek topuklar gibi değiştiğimi aynaya bakınca hissettirdiğinde ürkmesem.Keşke çektirdiğimiz ilk resimdeki gibi bakışlarını gözlerime değdirsen ama bırakmasan.Keşke verdiğin hediyeler üzerimdeyken seni hatırlattığında içimi çektiğimi görmelerinden utanmasam.Keşke kendime küsüp sırtımı döndüğüm anılarımla beraber şarkı söylesek bir konserde ve sen de olsan.Keşkekeşkekeşkekeşkekeşkekeşkekeşke en baştan başlasak..Geriye bile dönüp bakmasak..Keşkekeşkekeşkekeşkekeşkekeşkekeşke..
Keşkelerimi yaktım senin için bu gece..
Pinhani dedi ki bana
"kalan külleri kadar içimde kalsın
o küller sana uçar uçar yine geri gelir belki bana"
Birşeysöylemenegerekyokbenseninyerinedesevebiliyorumnedeolsa
Hemopinhanisenbakmaona

28.05.2008

İstanbul'un dili tutulsa !


Bir şehirin ağırlığını kaldırırken yere düşen yüzümün parçalarını bile yapıştırmaktan aciz olduğumu ağlamadan yazmadığım tek yazım olmamasına bağlıyorum.Çıkaramıyorum bana zor gelen sözcükleri en kökünden.

Hiçbirşehiringölgesigecesigündüzüyarını olamayan,bir zamanlar denizinin kokusuna bağlandığım şehrin çöpü kadar değersizim şimdi.O yüzden gördüğünde sırtını çevir.Bas üzerime.Büyük kalabalıkların ortasında küçük birinin kalbi kırılmış çok mu_? Değil elbet.
Saçlarımı kestirmeme engel ol.Silkele üzerimdeki durgunluğu.Koynunda uyut,yaslanacak bir omuzun varlığını hissettir.Beni bana anlat bir masal gibi.Beğenmediğin yerleri çıkar,sonu mutlu bitmeyecek mi nasılsa diyeyim.Demek isterdim.Yollarını saatlerce konuşmadan arşınladığım bu şehirde evimde altına girip ağlayabileceğim yorganı bile üzerimden çekiyorlar.Güneşten kızaran yanaklarımla sokak ortasına kendimi attığımda çözüm olarak kendimi çıkarıyorum içimden olmuyor.Seni eksiltiyorum,gönül söz dinlemiyor.Kime anlatmaya çalışsam derdimi,bakışmak yetmiyor.
Bu şehir bana dar.Bu ruh bana büyük.Bu kalp bana ağır geliyor.
"İstanbul benden büyük onunla başa çıkamam
Küçücük ellerimle seni geri alamam"
-Kibariye'nin sesinden dinle bu şarkıyı.Bak kendi evinde huzurla uyuyamadığın zaman nasıl hissettiriyor-

25.05.2008

susmak ve susamak gibiyiz biz seninle


Rapunzel'e duyduğum kıskançlıkla uzattığım saçlarımı kısa cümlelerimin ucuna ekledim.Eksilttiğime üzüldüğüm duygularıma dargın değildim.Hiç küsemedim zaten aklımdaki diğer ikinci seçeneklere.Yaşadıklarını hazetmeye hazır biri gibi durmaktan çok herşeyin farkında olan birinin dinginliği var üzerimde.Sanırım bunu tek başıma taşımaya çalışıyorum.Beyazı hep sevdim bir o kadar siyahı.Gri neyimize yetmiyor dememeyi öğreniyorken..
Gözlerimi kapatıyorum görmeyeyim görmediğini
Kulaklarım duymasın duymadığını,üzülmesin.
Aklımın boyu yetişmiyordu yüreğime.
Varsın susayım;susayasın ve Öyle gelesin bana su bulamamış gibi

24.05.2008

yeşile boyayın beni

Saçı uzun aklı kısa zamanların hatunu içinin kararan yanlarıyla mutlu olmasını öğreniyor..Yeşile boyayın beni.Işıltı katın gözlerime.Kitap okurken bir deniz kenarında güneşten kızaran biri olmak istiyorum.Sorgusuz sualsiz rüyalar görmek.Yatağımdaki deterjan kokusu ve pencere kenarında beni bekleyen bir cam güzeli var hala.Anladım ki güzel şeyler hiç değişmiyor..


Biriktirdiğim güzel vakitleri kumbaramdan çıkarıp harcama vaktidir şimdi..

11.05.2008

hala aşk var mı_?



Güneşin doğuşunu izlediğim bu sabah ağır adımlarla tek başıma yürürken elele bi çift görüp daha önce farketmediğim bir şeyi farketmemle küllerimi süpürdüm.Tek bir zerrem kalmadı.Çelik kadar sağlam yüreğim.Islansa bile paslanmıyor her yağmurda.Korkma bana bu saatten sona hiç bir şey olmaz.


benim camdan kanatlarım war..


uçurumdan düşerim ardımda kimseyi bırakmadan gerekiyorsa..

28.04.2008

çıplak ayaklı yalnızlık


Sabah olup uyanınca silinip de gidiyorsun ya, tek başına

Zaten hiç benim olmadın ki

Kollarını iki yana açmış çıplak ayaklı bir yalnızlık taşıyorum.Tek başınalığın tarifiyle beyaz olan herşey siliyor gözümde,sormadan edemiyorum gri neyimize yetmiyor.Üstesinden gelemediğim duygularımın tuşlarına sertçe basıyorum.Çıkardığı seslerle anlatılan hikayenin sonuna gelirken birikenleri ayıkla.Soğuk bir sudan geçir.Sağnak bir yağmurda ıslanmayan insanlar gibiyim içimden geçmiyor hissettiklerim.Başka bir şehirde aynı zamanı paylaştığımı bildiğim herkesin içimde yarattığı kalabalıktan hoşnut değilim.Dün gece bir rüya gördüm.Uyanıp silindin ya.Anladım askhın benim yarattığım bi masaldan ibaret değiL.Davetsiz bir misafir olduğumu unutmadan,uzat elini.Kırılabilirim.Parmak uçlarınla dokun aşkıma.


Susma bir şey söyle biraz olsun yardım et
Gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başına

Susma sen sustun ya yanlızlık çöktü üstüme

Anladım bu rüya anladım bu son veda

Her gece hayalimde çiziyorum resmini,her halini

Fikrine sürgün sesine hasret

Sabah olup uyanınca silinip de gidiyorsun ya, tek başına

Zaten hiç benim olmadın ki

Ne kadar kırılsamda ah etmem hakkım yok buna

Hem zaten davetsiz bir misafirdim ben aşkımla

Ne bir aptalın gölgesi,ne bir sevda kölesiyim

Sadece hesapsız bir gönül bahçesi

Ama yinede insan soruyor kendine,

Bu yazık hikayenin neresindeyim? Yeter ki...

24.04.2008

pencere öLü çiçeği



Senin tenin sıcak; Benim içimde bir kedi
Yumdu gözlerini; İşte askh ! dedi

İçimdeki kedinin gözleri bağladığımı farkedemeyecek kadar bilincimi yitirmediğim bir zamanın adamıyla çarpıştığım anı bana geri vermeliler diye düşünmekten vazgeçseydim sevmezdim.Pencerenin dibinde unutulmuş mor bir pencere öLü çiçeği.Hava soğuk.Tenin sıcak olsa bile üşürüm içinde.Ruhuna dokundurmaktan hoşlanmayan birinde parmaklarımın gezindiğini hissettiriyorsam karşımdaki kadar korkuyorum.Yepyeni ol-a-mayacak hikayelerin cümlelerini kısaltırken ben,çaydanlıkta kaynarken ekşimeye yüz tutmuş bir bardak çay var elinde.Çayı sevmezsin, ben kısaltmaları.
"Kalbine zorla öğretemezsin.Yabancı sana o iki kelime."
Söylenmemiş düşüncenin günahı olmaz bazen.düş-ü-nceni bırak bir kereliğine..


-Siyahı kendine yakıştıramayacak kadar umudunu saklayamayan dört mevsimlik bir kadındım seni tanımadan önce-

20.04.2008

Evvelim Sen Oldun Ahirim Sensin


İçimin ürperdiğini hissediyorum usul usul kendimi dinleyince.Çekip gitsem aklım hayatta kalcak gibi bir düşünüşe düşkün bir zamane çocuğuyken gözümdeki bakışınla kalbimdekini tartınca şaşırmıyorum.Kalbim daha ağır çeker benim üstelik ıslatmaya da gerek yokh azcık askh serpin yeter.Evvelini bildiğim duygularımın suratıma attığı tokatla kırgın kalamam içime.Kırmadığım gönüllerde tutunup kalan bir tutam sevgi olayım,yeter.İlelebet benim olan sevdaya açtığım kucağı başka bir diyara sunmadım.Ahirim de tek renk olsun istedim.Döktüğüm gözyaşının tuzu yakar içimi.Varsın arınmasın,sevda benim değil mi_?
yaraya basarım tuzumu da kendim.



Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Sözüm yok şu benden kırıldığına
İdip başka dala sarıldığıma
Gönülüm inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Garibim can yıkıp gönül kırmadım
Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
Daha bir gönüle ikrar vermedim
Batınım sen oldun zahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

18.03.2008

sade ve sadece nokta

"Kalemim..
Defterim dürüldü artık.Kalemim kırıldı.Mürekkepsizim.Kansızım.Damarsızım.Kağıtsızım.Kurgusuzum.Ruhsuzum.Yaşamsız,katıksız,susuzum.Defterim dürüldü artık.Kalemim kırıldı.Kalemsizim.Kalesizim.
Kalem kalemdi.Kalem düştü."


Düşen kalemimi yerden kaldıramayacak kadar bilinci açık zamanların yorgun kadını ben.

Sevdiğim adamların korkaklıkları,sığ sularda ayağıma dolanan gereksiz insan telaşları ve vazgeçmek zorunda bırakıldığım düşlerimin mavisini inatla boyamaya çabalamaları yüzünden yoruldum.

Ben artık yoğrulmaktan usanmış bir düştüm.


.

3.03.2008

aşık insanın dudakları aşınmaz sevdiğini söyleyince..



Aklına gelme sıklığım kadar "seviyorum seni"

Unutma..

Dokunduğun kadar yakar sıcaklığım tenini.